| DİYALOG VE EĞİTİM ... |
Başörtülü vekiller, Komünist Çin Meclisi'nde oy kullandı
15:31 - 19/3/2007 - yorum {yok} - yorum yazMEKSİKADAKİ OSMANLI SAATİ
14:37 - 25/1/2007 - yorum {1} - yorum yazEtiyopyalı politikacılar, ‘Aman bizim çocukları geçme!R
16:08 - 6/1/2007 - yorum {yok} - yorum yazAçe’de hayat devam ediyor, buruk tebessümle de olsa
16:02 - 6/1/2007 - yorum {yok} - yorum yazKudüs’e kültürel restorasyon
1993 Kasım’ında Hırvatlar 450 yıllık Mostar Köprüsü’nü yıkınca dünyanın gözü bu kente çevrilmiş, Osmanlı yadigârı bu eserin tahribi Türk halkının yüreğinde derin yaralar açmıştı. Kanuni zamanından beri köprü altındaki Neretva sularında barış türküleri söyleyen Mostar halkı o günleri mumla arar hale gelmişti. Mostar tam 11 yıl köprüsüz kaldı, savaşta camiler de hasar gördü. Aslına uygun olarak restore edilip iki yıl önce hizmete açılan köprünün yapımına Türkiye’den bir kuruluş da katkıda bulundu: İslam Tarih, Sanat ve Kültür Araştırma Merkezi ya da bilinen kısa adıyla IRCICA. Mostar’da hasar gören üç caminin restorasyonunda ise başrol oynadı IRCICA. İslam Konferansı Örgütü şemsiyesi altında faaliyet gösteren bu kurum şimdi de medeniyetler beşiği Kudüs’te kanayan tarihin yaralarını sarmak için kolları sıvadı. Üç semavi dinin kutsal kentine rotasını çeviren IRCICA’nın çalışmaları medeniyetler diyaloğuna da büyük katkı sağlayacak cinsten. Osmanlı eserlerinin restorasyonunu hedefleyen “Kudüs 2015” projesine önümüzdeki nisan ayında hız verilecek. Çalışmalarda 2015 yılına kadar Mescid-i Aksa ve Kubbetü’s-Sahra’yı içine alan Haremüşşerif bölgesindeki çok sayıda cami, çeşme, medrese gibi yapılar onarılacak. Ünlü mimarların rehberliğinde barış projesine soyunan kuruluş, hem medeniyetleri “ortak bir tarihte” yeniden birleştirecek hem de kaybolmak üzere olan değerleri yeni nesillere kazandıracak. IRCICA’nın Batı Trakya asıllı genel direktörü Halit Eren, 8 yıllık dev projeyle ilgili olarak Aksiyon’un sorularını cevapladı. -Kudüs 2015 projesi nasıl ortaya çıktı? Dünyanın birçok üniversitelerinden “Mostar 2004” (1994-2004) mimari programının başarısının, başka bölgelere ve kentlere aktarılması için yoğun ilgi ve talep geldi. IRCICA, Kudüs mimarisinin ve kent mirasının korunmasına uluslararası düzeyde katkı sağlayabilmek için “Kudüs 2015” projesini geliştirdi. -IRCICA ne tür faaliyetler yürütüyor? Mostar dışında daha önce buna benzer çalışmalar yaptı mı? İstanbul’un ilk resmî milletlerarası kuruluşu olan IRCICA, 26. yılını doldurmuş durumda. Araştırmaları, yayınları, gerçekleştirmiş olduğu çeşitli bilim ve sanat faaliyetleri yurtiçinde, İslâm dünyasında ve bütün dünyadaki ilgili çevrelerde büyük takdirle karşılanıyor. Referans olarak kullanılmakta, öncü bir rolü var denilebilir. Merkez şimdiye kadar pek çoğu kendi konularında referans eseri olarak kabul görmüş 100’den fazla kitap yayımladı. Uluslararası alanda ve yurtiçinde olmak üzere 50’nin üstünde kongre, 300 civarında konferans ve 200’ün üzerinde sergi düzenledi. Merkez’in başarıyla tamamladığı Mostar 2004 projesi yanında birçok araştırma programı ve projesi bulunuyor. Bunların arasında Güney Asya’da İslam Tarihi, Sanatı ve Kültürü; Malay Dünyasında İslam Medeniyeti; Batı Afrika’da, Doğu Afrika’da ve Güney Afrika’da İslam Medeniyeti; Kafkasya’da İslam Medeniyeti ve Balkanlarda İslam Medeniyeti gibi birçok önemli projesi var. Dünyada İslâm imajı ve kültürler arası ilişkiler konusunda çalışarak, İslâm medeniyetinin ve Müslüman milletlerin kültürlerinin daha iyi tanınmasında katkıda bulunuyor ve aynı zamanda bu medeniyetin tarihi ve günümüzdeki yönlerinin dünya kamuoyundaki imajını iyileştirmeyi ve gerektiğinde düzenlemeyi amaçlıyor. Kendi alanında birçok araştırmaya öncülük eden kuruluş, İslam dünyası bilim literatürün bibliyografyaları, İslam sanatları ve sanat tarihi, İslam mimarisi, İslam arkeolojisi, El sanatlarını geliştirme programları ve hat alanlarında çalışmalar düzenliyor. -Kültürler arası diyalog ve dayanışma konusundaki katkılarınızdan bahseder misiniz? Ülke gruplarının, kültür kurumları aracılığıyla temsil edildikleri forumlarda, İslam Konferansı Teşkilatı’na üye 57 ülkeyi IRCICA temsil ediyor; değişik din ve kültür özellikleri taşıyan ve ‘medeniyetler’ olarak birbirlerinden ayırt edilen toplumlar arasında tarih boyunca yapılmış bilgi, bilim ve kültür alışverişinin medeniyetler tarihinin temelini oluşturduğu düşüncesinden hareketle, düzenlediği kongrelerde ve yaptığı yayınlarda İslam medeniyetinin kendinden öncekilerden alıp, geliştirip, daha sonra özellikle Avrupa’ya tekrar aktardığı bilim ve felsefe çalışmalarını ortaya koyup tanıtıyor. Ayrıca, günümüz medeniyetlerinin ortak, ya da kendileri ile bütünleşmiş; ama kökünde başka medeniyetler de yeşermiş olan bilgi ve kültür unsurlarını vurgulayarak bu medeniyetlerin mensuplarının birbirlerine yakınlaşmasını sağlamaya çalışıyor. - ‘Kudüs 2015’ projesiyle tam olarak yapılmak istenen nedir? ‘Kudüs 2015’ danışma heyetinin ilk toplantısı 20-22 Şubat 2006’da yapıldı ve prensipleri uygulama konusunda mutabakata varıldı. IRCICA ilk aşamada Şubat 2007’ye kadar tasarlanması gereken stratejik planı, yani Kudüs 2015 için ortak vizyonu oluşturmaya çalışıyor. Bu çerçevede, Kudüs’ün tarihî ve kültürel mirasını ve yapıcı kentsel gelişimini korumak ve Kudüs 2015 programında; restorasyon, koruma ve geliştirme etkinliklerini kapsayan mimarî ve teorik çalışmaları teşvik etmek için, IRCICA ve Filistin’deki El-Kuds Üniversitesi arasında yapılan ilk antlaşma genişletilecek. El-Kuds’ün yanı sıra dünyadaki değişik üniversitelerle gerçekleştirilecek bu çalışmanın süreci Nisan 2007’den itibaren hızlandırılacak. İSRAİL’İN PROJEYE YAKLAŞIMI ÖNEMLİ Şubat ayında Yıldız Sarayı’nda gerçekleşen ‘Kudüs 2015’ programının ilk seminerini Filistin Büyükelçisi Nebil Maruf yapmıştı. Projeyi mimari ve diğer açılardan destekleyenler arasında Jon Calame, Prof. Zeynep Ahunbay, Prof. Claduio D’Amato, Prof. Amir Pasic ve Prof. Attilio Petruccioli gibi isimler var. İTÜ ve İtalyan Bari Üniversitesi, ‘Kudüs 2015’in en önemli akademik destekçileri; ancak diğer akademik kurumlardan da projeler bekleniyor. Akademisyenler ve projede çalışacak öğrenciler, restorasyonun nihai şekliyle ilgili projeler sunacak ve bu çerçevede Kudüs’e gidip gözlemler yapacak. Aslında Kudüs’e şimdiye kadar gidilmiş olacaktı; fakat İsrail-Filistin çatışmaları buna izin vermedi. Bir diğer kaygı sebebi de İsrail’in proje karşısında takınacağı tutum. İsrail’in bu tür çalışmalara engel çıkarma ihtimali, projenin mimarlarını düşündürmüyor değil. Proje tam olarak ortaya konduğunda İsrail yönetiminin tümden olmasa bile kısmî engeller çıkarma ihtimali yüksek görünüyor. Ancak, her halükarda Türkiye ve IRCICA, kültürel mirasın korunması ve onarılması konusunda kararlı bir tutum içinde. BOSNALI PROFESÖRÜN MOSTAR-KUDÜS YOLCULUĞU Mostar 2004 projesinin önemli isimlerinden, Kudüs 2015’in de mimarlığını yapacak akademisyenlerden biri olan Bosna-Hersekli Prof. Dr. Amir Pasiç, daha önceki projeleri ve IRCICA’daki çalışmalarını anlattı. Prof Pasiç, Eski Yugoslavya’da 1977-1992 yılları arasında Mostar kentinin restorasyonu projesine başkanlık yapmış. Bu proje, 1986 yılında Ağa Han mimarlık ödülünü kazanmış. 1992 yılında IRCICA programına katılmasında, bu kurumun Bosna-Hersek’teki İslam mirasının korunması ihtiyacını dillendiren ilk uluslararası teşkilat olması etkin rol oynamış. Bosna Savaşı’nda birkaç yüz İslami yapının zarar gördüğünü, bazılarının yerle bir olduğunu hatırlatan Bosnalı profesör, IRCICA’nın Bosna’daki kapsamlı restorasyon çalışmaları için son derece verimli normlar geliştirdiğini dile getiriyor. Prof. Amir Pasiç, IRCICA’nın bazı ülkelere de örnek olan Bosna’daki çalışmalarının kendisine enerji ve yeni bir çalışma şevki verdiğini vurgulamadan edemiyor. Prof. Pasiç, Kudüs projesinin de Mostar ile kültürel ve mimarî açılardan pek çok benzerlik taşıdığını belirtiyor ve Mostar’ın olumlu deneyimi ışığında, Kudüs restorasyonunun 2015’te tamamlanacağını öngörüyor. Çeşitli kurumların katılımıyla IRCICA’nın yeni bir yaklaşım getirdiğine değinen Pasiç, ‘Kudüs 2015’ projesinin Ortadoğu barışı için “ikinci yol diplomasisinin” faydalarını da ortaya koyacağına inanıyor. 00:28 - 28/12/2006 - yorum {yok} - yorum yaz
|
Tanım ; Diyalog'un kelime anlamı Yunanca dialogos kelimesi fransızcaya dialogue olarak geçmiş, Türkçede diyalog olarak kullanılmaktadır. Karşılıklı konuşma demektir.Kişiler ya da, ideolojik, siyasi taraftarlarla karşıtları arasında, ayrılık konuları üzerinde bir anlaşmaya, geçici veya kalıcı bir uzlaşmaya varmak için görüşüp konuşmaya, ilişkiler geliştirmeye diyalog denmektedir. "Dinler arası diyalog" ise, adından anlaşıldığı üzere, farklı ırk ve kültürlerden, değişik inanç, kanaat ve siyasi anlayıştan Ana Sayfa E-mail (diyalogveegitim@gmail.com) Arşiv...Tüm yazilar ------------------------------------- M.F.GÜLEN STV ZAMAN BURC FM AKSIYON SIZINTI OSMANLICA ISLAM HUKUKU /Hayrettin Karaman KURAN DINLEYELIM HERKUL SORULARLA ISLAMIYET YÜZ OKUMA SANATI ERMENI SORUNU SAGLIK SAKINCALI MADDELER IBADET ESMA-ÜL HÜSNA HAT VE EBRU MICROSOFT NEY ÜFLE NUR PENCERESI GAZETE ILK SAYFALARI EBRU TV ZAMAN AILEM En Son Eklenen Yazılar - Çocuğum kitap okusun istiyorum - İslâmî bir farz: Tefekkür - Bangladeş'taki Türk Okulundan 'Eşsiz' Başarı - Peygamberimiz her zaman mütebessimdi - İyiliği yaymaya çalışalım - Haftada bir sohbet iyi gelir! - ''DIŞ DÜNYAYA AÇILMA KONUSUNDA TÜRK OKULLARI ÖNCÜLÜK ETT - M.FETHULLAH GÜLEN - Kalbim Uyumaz!.. - Bilinmeyen Yönleriyle Peygamber Efendimiz (SAV) Kategoriler
| ||||||||||||||||||||||||||||